Huzursuzluk Büyüsü Belirtileri Nasıl Ayırt Edilir?
Ayıran İşaret: Huzursuzluğun Ne Sebebi Var Ne de Sonu
Huzursuzluk büyüsünün belirtisi tek bir cümleye sığar: içerideki tedirginlik hiçbir sebebe bağlanamaz, hiçbir şeyle de dinmez. Kaygının bir konusu vardır. Para, sağlık, çocuk, borç; adını koyabilirsin. Bu tedirginliğin konusu yoktur ve bu yüzden hiçbir çözümle kapanmaz.
İkinci ayıran şey yer değiştirme testidir. Sıradan bir gerginlik mekân değişince hafifler: işten çıkarsın, akşam biraz düşer; birkaç gün uzaklaşırsın, üçüncü gün gevşersin. Burada tarif edilen tablo peşinden gelir. Otel odasında da aynıdır, annenin evinde de.
Üçüncüsü süredir. Kötü bir hafta biter, kötü bir dönem yorulur. Bu, aylarca aynı şiddette sürer ve gece ile yalnız kalındığında yükselir. Bana yazanların çoğu tarih bile verir: 'şu ayın ortasından beri' der, ama o ayda hayatında taşınma, kayıp, işten ayrılma gibi kayda değer bir şey olmamıştır.
Bir işaret daha var, ölçmesi kolay olduğu için değerli: saat tutar. Aynı akşam saatinde, aşağı yukarı aynı dakikalarda başlar. İyi bir haber aldığın gün bile o saatte gelip oturur. Sıradan bir gerginlik iyi haberle dağılır, bu dağılmaz.
Bir de sonu yoktur. Normal sıkıntı ya çözülür ya alışırsın. Burada ne çözülme var ne alışma; her akşam sıfırdan kurulur.
Halk 'Huzursuzluk Büyüsü' Derken Neyi Kastediyor?
'Huzursuzluk büyüsü' kitapta geçen bir tür adı değildir. İnsanların yaşadıkları şeye kendi koydukları addır, ve neyi anlattığı bellidir: bir evin, bir evliliğin ya da bir kişinin bir türlü durulmaması.
Bu ilimde mesele ayrı bir tür olmaktan çok bir yerleşim yeri meselesidir. Büyü kimine uykusundan vurur, kimine rızkından, kimine eşinden. Huzura yerleştiğinde ortaya çıkan tabloya halk 'huzursuzluk büyüsü' diyor.
Asıl ayrılması gereken soru şu: bu şey evde mi duruyor, senin üzerinde mi. Evde duruyorsa ev halkının hepsi aynı dönemde bozulur, gelen misafir bile huzursuzlanır ve erken kalkar; sen evden çıkınca hafiflersin. Üzerinde duruyorsa tam tersi olur, nereye gidersen o da gelir, ev sen yokken sakindir. Bunu bir hafta içinde kendin gözleyebilirsin.
Üçüncü bir yerleşim daha vardır ve çoğu zaman gözden kaçar: iş yeri. Evde iyisin, dükkâna ya da ofise girince daralıyorsan tabloyu oradan okumak gerekir. Hangi mekânda kötüleştiğini bir hafta boyunca not et, hatta evin içinde en çok hangi odada durduğunu bile yaz.
Nasıl yapıldığı bu sayfada yazmıyor, yazmayacak da. Ben bu işi bozarım; yapılışını anlatmak, yapılmasına ortak olmaktır.
Belirtiler Aynı Haftalarda Birlikte Gelir, Tek Tek Değil
Bu tablo tek bir belirtiyle değil, kısa bir dönemde üst üste binen bir grupla kendini gösterir. Aşağıyı okurken maddeleri saymaktan çok, her birinin ne zaman başladığını hatırlamaya çalış.
Evin içinde: kimsenin oturduğu yerde duramaması, akşam saatlerinde yükselen gerginlik, yoktan çıkan ve ertesi sabah anlamsız görünen tartışmalar, kapıların sertçe kapanması.
Bedende: yatağa girince açılan zihin, sabah dinlenmemiş uyanma, göğüste oturmayan bir sıkışma, sebepsiz ürperti.
Duyguda: bir yere ait olamama hissi, sürekli kötü bir şeyin olmasını bekleme, eskiden keyif alınan işten tat alamama.
İki işaret daha vardır ki insanlar bunları anlatmayı unutur: küçük çocukların gece ağlayarak uyanması, evdeki hayvanın belli bir odaya artık girmemesi. Başlangıç tarihlerini bir takvime yaz. Hafıza sıraları karıştırır, takvim karıştırmaz.
Ölçü şudur: bunların çoğu aynı ay içinde başlamışsa ve o ayda taşınma, vefat, işten çıkarılma gibi bir sebep yoksa, tablo dikkate değer. Genel büyü belirtileri listesinden sende kaç madde olduğunu da işaretleyebilirsin. Tek bir kötü hafta hiçbir şey ifade etmez.
Neden İlk Vurduğu Yer Huzur Oluyor?
Huzur, insanın en kırılgan yeridir, çünkü ayakta kalmak için hiçbir şey yapmaz. Ağrı bir yerden gelir, korku bir şeyden gelir. Huzur ise yalnızca başka hiçbir şeyin çalışmamasıyla var olur. Üzerine bir ağırlık bindiğinde ilk bozulan odur; ağrıdan da, rüyadan da, rızıktan da önce. Belirtinin erken çıkması bu yüzdendir, şiddetli olduğu için değil.
Günlük hayattaki karşılığı yerinde duramamaktır. Bir akşam boyunca kaç kere yer değiştirdiğini say: koltuktan mutfağa, mutfaktan balkona, elin telefona, telefondan buzdolabına. Aynı sayım ertesi akşam da tekrarlanıyorsa, sen yorulmuyorsun; dinlenemiyorsun. İkisi ayrı şeylerdir.
Gece ile yalnızlığın belirtiyi neden yükselttiği de buradan anlaşılır. Gündüzün işi ve kalabalığı dinlenmeye benzemez, dikkati başka yere verir. Akşam o örtü kalkar; altta ne varsa yüksek sesle duyulur.
Zihin tarafında bu, dönüp duran ve hiçbir sonuca varmayan düşünce olarak çıkar. Konusu her seferinde değişir, hep aynı yerde biter. Bu döngüye vesvese denir, ve huzursuzluğun insanı en çok tüketen yanı budur.
Ama gece üçte uyanıp tavana bakmak, tek başına bir hüküm değildir.
Her Huzursuzluk Büyü Değildir: Önce Hekime Görün
Bu tablonun büyük bölümü büyü değildir, ve bunu peşinen söylemek zorundayım. Anksiyete, depresyon, panik bozukluğu ve uykusuzluk gerçek tıbbi hastalıklardır; hekimin işidir, tedavisi vardır ve bu yazı hekimin yerine geçmez. Tiroit, B12 ile demir eksikliği de aynı huzursuzluğu yapar; bunu bir kan tahlili birkaç günde gösterir.
Tedavi görüyorsan ilacını asla bırakma, azaltma, ertelemeye kalkma. Doktoruna sormadan hiçbir şeyi değiştirme. Otizm, MS ve psikoz doğrudan tıbbın alanıdır; oraya bakmam, seni hekime yönlendiririm. Şizofreni, bipolar ve sara ise iki türlüdür: tıbbi olanında doktorunla çalışırsın, manevi kaynaklı olanı benim alanımdır. Hangisi olduğunu bakım gösterir. Tedavi görüyor olman, üzerinde bir şey olduğu anlamına gelmez.
Manevi tarafa geçmeden önce iki haftalık basit bir deneme yapmanı isterim: kahveyi akşam altıdan sonra kes, yatış saatini sabitle, ekranı yataktan çıkar. Bunlar çoğu huzursuzluğu belirgin biçimde indirir. İndirmiyorsa elinde tahminden daha sağlam bir bilgi olur.
Bana sorarsan, 'evde huzur kalmadı' diye yazanların çoğunda mesele büyü değil, o evde kimsenin yüksek sesle söylemediği eski bir dargınlıktır; bunu söylemek işime gelmez, doğrusu budur.
Huzursuzluk iki kişi arasında yoğunlaşıyorsa tablo ayrı okunur; ayrılık büyüsü belirtileri daha çok sebepsiz soğuma ve uzaklaşma üzerinden gider.
Bozma Yalnızca Kur'an ve Dua iledir; Netice Allah'tandır
Sıra bozmaya geldiğinde yapılan iş kısadır: varsa o büyü, yalnızca Kur'an ve dua ile, Allah'ın izniyle bozulur. Karşı büyü yok, bağlama yok, kimseye zarar veren bir çalışma yok. Bir haram başka bir haramla çözülmez.
Önce teşhis gelir. Adını ve annenin adını alırım, bana hizmet eden hüddamlarım ile durumuna bakarım: ortada gerçekten bir şey var mı, hangi tür, nereye yerleşmiş, ev tarafında mı kişi tarafında mı. Yoksa 'yok' derim; olmayanı var göstermem. Doktorun işiyse seni doktora yönlendiririm. Bozma sürecinin nasıl işlediğini ayrı bir yazıda anlattım.
Kendi başına yapabileceğin tek şey, abdestli ve niyet ederek Âyetel Kürsî, Felak ve Nâs sûrelerini okumaktır. Bu herkesin hakkıdır ve koruma tarafındadır.
Bozma başladıktan sonra belirtilerin bir süre sertleşmesi olağandır. Bunu seni korkutmak için değil, önceden bilesin diye söylüyorum. 'Bıraktırırsan geri gelir' korkutması bu kapıda yoktur.
Sana ip düğümleten, saç ya da altın isteyen, 'karşı büyü yapalım' diyen kişi bozmuyor; gerçek hocayı ayıran işaretlere mutlaka bak. Ücret tek bir bakım ücretidir, ilk görüşmede net söylenir, sonradan artmaz. Netice Allah'tandır, garanti veren doğru söylemiyordur. Emin değilsen yaz, birlikte bakalım.
Sıkça Sorulan Sorular
Huzursuzluk büyüsü belirtileri nelerdir?
En belirgin işaret, tedirginliğin bir konusunun olmamasıdır. Kaygının bir sebebi vardır, bu huzursuzluğun yoktur. Yanında yerinde duramama, akşam saatlerinde yükselen gerginlik, yatağa girince açılan zihin ve sabah dinlenmemiş uyanma görülür. Ev halkının aynı dönemde birlikte bozulması da sık rastlanan bir işarettir. Tek bir belirti değil, çoğunun aynı ay içinde başlaması aranır.
Evdeki huzursuzluk büyüden mi, geçimsizlikten mi?
Ayrım şuradan başlar: geçimsizliğin bir hikâyesi vardır, tartışmanın konusu bellidir ve konuşulunca bir yere varır. Diğer tarafta tartışmanın konusu ertesi sabah anlamsız görünür, kimse neyi tartıştığını hatırlamaz. Bir de mekân testi vardır: herkes evden çıkınca sakinleşip eve girince geriliyorsa ev tarafına bakılır. Kesin ayrımı tahmin değil bakım koyar. Önce dünyevi sebepleri elden geçir.
Sürekli huzursuzluk hastalık mı, büyü mü?
İkisi birbirini dışlamaz, ama sıra bellidir: önce hekim. Anksiyete, depresyon, panik bozukluğu ve uykusuzluk gerçek hastalıklardır ve tedavi edilir. Tiroit, B12 ile demir eksikliği de aynı tabloyu yapar; bir kan tahlili bunu gösterir. Tedavi görüyorsan ilacını asla bırakma. Tetkikler temiz çıkıyor, tedaviye beklenen cevap alınmıyor ve şikâyet gece ile yalnızlıkta artıyorsa, manevi tarafa o zaman bakılır.
Huzursuzluk büyüsü evin tamamını etkiler mi?
Çoğu vakada evin tamamında görülür. Tipik işaret, ev halkının aynı dönemde birlikte huzursuzlaşmasıdır: çocuğun uykusu bozulur, eşler yoktan tartışır, kimse evde durmak istemez. Gelen misafirin erken kalkması da sık anlatılan bir ayrıntıdır. Yalnız sende olup evin geri kalanı sakinse tablo kişiye yerleşmiş demektir, ve nereye gidersen seninle gelir. Bu ayrım bakımda netleşir.
Huzursuzluk büyüsü nasıl bozulur?
Yalnızca Kur'an ve dua ile, Allah'ın izniyle bozulur. Önce teşhis yapılır: gerçekten bir büyü var mı, hangi tür ve nereye yerleşmiş. Karşı büyü, bağlama ya da bir başkasına zarar veren çalışma yapılmaz; bunlar haramdır. Kendi başına yapabileceğin şey, abdestli olarak Âyetel Kürsî, Felak ve Nâs okumaktır. Netice Allah'tandır, garanti veren doğru söylemiyordur.