ACİL YARDIMA MI İHTİYACIN VAR? Hemen Yaz →
Haydar Sezer TEKELİManevi Danışman · Metafizik Uzmanı · İcazetli Havass Hocası
Büyü Bozma

Büyü Nasıl Bozulur? Sıra Doğru Kurulmazsa Aylar Kayboluyor

Haydar Sezer Tekeli · Manevi Danışman · Metafizik Uzmanı · İcazetli Havass Hocası ·
Büyü, Allah'ın izniyle yalnızca Kur'an ve dua ile bozulur; karşı büyüyle değil. Sıra şudur: önce üzerinde ne olduğuna bakılır, bulunan açıkça söylenir, sonra o bağ çözülür, en son kişi ve ev korumaya alınır. Teşhis atlanınca geri kalan her adım hedefi ıskalar. Netice Allah'tandır.
Yaşlı bir elin parmakları arasında tane tane çevirdiği ahşap tesbih; işin acele değil sırayla yürüdüğünün sade temsili

Bu Tabloyla Yazanların Çoğu Sırayı Ters Kuruyor

Mutfakta üç kişi oturuyor ve kimse konuşmuyor. Altı ay öncesine kadar bu ev böyle değildi. Bir tarih var, ev halkı o tarihi biliyor: bir düğün, bir kavga, bir ziyaret. O günden sonra uyku bozuldu, iş sarpa sardı, sağlık şikâyetleri sıraya girdi.

Böyle bir evden bana gelen ilk mesaj neredeyse hep aynı cümledir: “Hocam, bunu bozmak için ne okumam gerekiyor?”

Soru yanlış değil. Sadece ikinci sırada.

Çoğu vakada o kişi bunu ilk kez sormuyor. Aylardır bir şeyler okumuş, bir iki kapı dolaşmış oluyor. Elinde sonuç yok; onun yerine kaybedilmiş bir zaman var.

İlk mesajlarda tekrar eden bir ayrıntı daha var. İnsanlar başlarına geleni değil, kimin yaptığını anlatıyor. Şüphelendiği kişinin adını yazıyor, o kişinin en son ne dediğini yazıyor, kendi tablosunu iki satırda geçiştiriyor. Oysa bakılacak olan senin tablon.

Aşağıda anlattığım şey bir tarif değil. Tarif vermem, çünkü bu iş internetten okunup evde uygulanacak bir iş değildir. Anlatacağım şey işin şekli: hangi adım hangisinden önce gelir, insanlar en çok nerede ay kaybeder, süre neden vakadan vakaya bu kadar değişir.

“Bozmak” Ne Demek? Yapılan İş Karşı Büyü Değil, Kur'an ve Duadır

Bozmak, büyü yapmak değildir. Aradaki fark her şeydir.

Yapılan iş şudur: bir zararın kalkması için Kur'an okunur ve Allah'tan istenir. Talep doğrudan Allah'a yöneliktir. Kimsenin iradesine dokunulmaz, kimseye zarar verilmez, kimsenin üzerine bir şey gönderilmez.

Karşı büyü diye bir çözüm bu kapıda yoktur. “Sahibine geri gönderelim” de yoktur. Bağlama, ayırma, geri getirme hiçbir başlık altında bizde bulunmaz; isteyene de yapmam. Bakara Sûresi'nin 102. ayeti büyü yapanı da yaptıranı da aynı tarafta sayar. Bir zararı ikinci bir haramla kaldırmaya çalışmak, insanı çıktığı yerden daha kötü bir yere koyar. Vicdanı rahat etmeyenler için hükmün kendisini büyü bozdurmak günah mı yazısında ayrıca ele aldım.

Karşı büyünün cazip gelmesinin sebebi şu: ilk günlerde bir rahatlama hissi verebiliyor. O his, üstteki ağırlığın yer değiştirmesinden ibarettir. Altta iki iş birden kalır ve tablo eskisinden karışık hâle gelir. Önüme gelen en zor tablolar, daha önce büyüyle müdahale edilmiş olanlardır.

Bana kalırsa sana karşı büyü teklif eden kapı, aradığın büyücünün ta kendisidir. Bunu bir tahmin olarak değil, on yılı aşkın süredir aynı tabloların altını açan biri olarak söylüyorum.

Bu İşi Kim, Neyle Yapar?

Bu işin aleti Kur'an ve duadır. Başka bir aleti yoktur.

Bakımı yalnız yapmam. Bana hizmet eden hüddamlarım vardır; tabloyu onlarla birlikte görürüm. Bu ilmi kitaptan öğrenmedim, içinde doğdum; sonra ehlinden ders aldım ve icazet aldım. Bunu övünmek için değil, gittiğin kapıya aynısını sorman senin hakkın olduğu için yazıyorum.

Ehlini ayırmanın ölçüleri sadedir. Gerçek isim ve gerçek yüz vardır. İcazet sorulunca gösterilir. Garanti verilmez. Ücret ilk görüşmede net söylenir ve sonradan artmaz. Olmayana “yok” denir. Doktorun işi doktora gönderilir. Bu ölçüleri gerçek hoca nasıl anlaşılır yazısında tek tek açtım.

Senden istenen tek şey adın ve annenin adıdır. Eşya, fotoğraf, saç, tırnak, altın, kurban gönderilmez. Mesafe manevi işe engel değildir; Türkiye'den de Avrupa'dan da aynı şekilde çalışılır, görüşmen mahrem kalır.

Kendi başına yapabileceğin bir şey soruyorsan, o koruma tarafındadır. Ana sayfadaki terkip listesinde yazdığım gibi, büyüden korunmak için Âyetel Kürsî ile Felak ve Nâs sûreleri okunur. Bu günlük bir kalkandır. Yerleşmiş bir bağı sökmek ise ayrı bir iştir ve ekrandan öğrenilmez.

El yazması bir Mushaf sayfasında tezhipli sûre başlıkları; işin aletinin Kur'an olduğunun sade temsili

Hiçbir Çalışma Teşhisten Önce Başlamaz

Sıra her vakada aynıdır. Değişen, her basamağın ne kadar süreceğidir.

Teşhis. Üzerinde ne olduğuna bakılır: büyü mü, musallat mı, nazar mı, yoksa doktorun işi mi.

Açık söyleme. Ne bulunduğu sana anlatılır; ne yapılacağını daha başlamadan bilirsin.

Çalışma. Varsa o bağ, Allah'ın izniyle yalnızca Kur'an ve dua ile çözülür.

Koruma. Kişi ve ev korumaya alınır.

Takip. Sonraki günlerde ne yaşadığın konuşulur, tablonun nereye gittiği oradan görülür.

Teşhis neden en başta? Çünkü nazar için yapılan iş büyüye yetmez, büyü için yapılan iş musallatı kaldırmaz. Musallat varken yalnızca nazar çalışması yapılırsa tablo bir süre hafifler, sonra daha sert döner. Kişi bu sefer “demek ki hiçbir şey fayda etmiyor” demeye başlar. Asıl kayıp buradadır: insanın ümidi kesilir.

Koruma neden en sonda? Boşalmayan yere kalkan kurulmaz. Önce ağırlık kalkar, sonra kapı kapanır.

Üzerinde bir şey olup olmadığından emin değilsen, o ayrımın nasıl yapıldığını üzerimde büyü var mı yazısında adım adım anlattım.

Ne Kadar Sürer? Görmeden Gün Sayısı Veren Tahmin Ediyordur

Dürüst cevap: değişir. Süreyi belirleyen üç şey var.

Birincisi, ne kadar zamandır üzerinde durduğu. Yeni bir iş ile beş yıllık bir iş aynı süreyi almaz. İkincisi, ne olduğu; her tablo aynı ağırlıkta değildir. Üçüncüsü, üstüne başka bir şeyin binip binmediği. Musallat da varsa iş tek katmanlı olmaktan çıkar.

Çoğu vakada ilk hafta içinde bir hareket görülür, genelde uykuda ya da evin havasında. Bu bir söz değil, sık gördüğüm bir seyir. Yerleşmiş tablolarda iş haftalara yayılır ve dalgalı gider. O dalganın nasıl hissedildiği başlı başına bir konu; ilk günlerin neden çoğu zaman daha ağır geçtiğini büyü bozulurken görülen belirtiler yazısında ayrı yazdım.

Bakılacak olan tek bir günün şiddeti değil, ağır günlerin arasının açılıp açılmadığıdır. Bu yüzden sana “bugün nasılsın” diye değil, “geçen haftaya göre nasılsın” diye sorarım.

(Kış aylarında bu soruyu daha çok alıyorum. Sebebini gerçekten bilmiyorum, belki geceler uzadığı içindir.)

Yıllanmış olması seni kapı dışında bırakmaz. Eski vakalar daha çok sabır ister, o kadar. Netice Allah'tandır; ben sıraya ve dürüstlüğe kefilim, sonuca değil.

Gün doğarken sakin denizin üzerinde açılan berrak gökyüzü; sürenin vakadan vakaya değiştiğinin sade temsili

Büyüyü Bozmayan Şeyler: Beklemek, Karşı Büyü, Kapı Kapı Dolaşmak

Bir kısım büyü kendiliğinden dağılır. Hepsi dağılmaz, ve beklemek bir yöntem değildir.

Zayıf yapılmış, niyeti tutmamış ve üzerine düzenli okuma yapan bir kişiye isabet etmiş bir iş zamanla çözülebilir. Çoğu vakada gördüğüm bunun tersidir: yerinde kalır ve zamanla yerleşir. İnsan ona alışır, alıştığı için de “benim huyum böyle” demeye başlar. En çok zaman kaybettiren cümle budur.

Bir dönem kendini iyi hissetmek de bozulma sayılmaz. Çoğu vakada geçen şey iş değil, o dönemin baskısıdır. Tatil ya da temponun bir süre düşmesi tabloyu bastırabilir; baskı kalkınca aynı yerden aynı şey çıkar.

Aynı anda birkaç yerden okutmak da yürümez. İyi niyetle yapılıyor, sonucu takibi imkânsız hâle getiriyor: bir şey düzeldiğinde neyin düzelttiği bilinmez, ters gittiğinde nereye bakılacağı belli olmaz.

Nazar tarafında tablo daha çabuk dağılır ve ölçüler farklıdır; aradaki farkı nazarın nasıl bozulduğu yazısında ayrı yazdım.

Senden İp, Saç, Altın ya da Kurban İsteyen Kapıdan Dön

Bu bölümde sana bir işlem anlatmıyorum. Sınırı anlatıyorum, çünkü insanların en pahalı hatası burada oluyor.

Senden ip, saç, tırnak, kilit, altın ya da kurban isteyen bir yerde yapılan iş bozmak değildir. Kurşun döken, vücuda yazı yazan, bir şeyi mezara gömdüren de aynı taraftadır. Kurban yalnızca Allah'a kesilir; başkasına kesilirse şirktir.

“Ücretsiz bakarım” deyip sonra şifa için altın ya da yüklü para isteyen bir düzen var. Bu, insanın en çaresiz anına kurulmuş bir tuzaktır. Bakara Sûresi'nin 41. ayeti Allah'ın âyetlerinin az bir pahaya satılmasını yasaklar. Bu kapıda tek bir bakım ücreti vardır, ilk görüşmede net söylenir, sonradan artmaz.

İnternette gördüğün sayı, süre ve terkip tariflerine uyma. Kimin, hangi tablo için yazdığı belli değildir. Kendi başına okuyacakların koruma tarafındadır, ve o tarafı korunma yazısında anlattım.

Bir şey daha: kimseyi suçlama. Kimin yaptığını merak etmen normaldir, ama isim üzerinden yürüyen bir çalışma yoktur ve haksız şüphe evin içini bir kez daha yıkar.

Nereden Başlanır? Adın, Annenin Adı ve Kendi Cümlelerin

Başlangıç noktası tarif değil, teşhistir. Sen adını ve annenin adını yaz, derdini kendi cümlelerinle anlat. Süslemeye ya da sıraya koymaya çalışma; olduğu gibi anlat, o kadarı yeter.

Bir kısmını baştan söyleyeyim. Büyü diye önüme getirilen tabloların bir bölümü büyü değildir. Süren fiziksel belirtiler önce doktorun işidir: uzun süredir devam eden ağrı, kilo değişimi, çarpıntı ya da bitkinlik varsa tetkikini yaptır, ertelemenin kimseye faydası yok.

Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara iki türlüdür. Bir kısmı tıbbidir; doktorunla yürütürsün ve ilacını asla bıraktırmam. Bir kısmında manevi bir taraf da bulunur. Hangisi olduğunu bakım gösterir. Otizm ve MS tıbbın işidir. Kriz hâlindeysen önce 112'yi ara.

Bazı vakalarda sebep uykusuzluk, uzun süredir taşınan bir kaygı ya da evdeki fiziki bir sorun çıkar. Öyleyse onu söylerim. Bu kapıda herkese “sende büyü var” denmez; korkun teyit edilmez, gerçek cevabı alırsın.

Yıllanmış olsa da, kaç kapı dolaşmış olsan da fark etmez. Yaz, birlikte bakalım.

Sıkça Sorulan Sorular

Büyü nasıl bozulur?

Büyü, Allah'ın izniyle yalnızca Kur'an ve dua ile bozulur. Yapılan iş, bir zararın kalkması için Kur'an okumak ve Allah'tan istemektir; talep doğrudan Allah'a yöneliktir, kimsenin iradesine dokunulmaz. Karşı büyü, muska ile intikam ya da işi sahibine geri gönderme diye bir yol bu kapıda yoktur. Teşhis atlanırsa geri kalan her adım hedefi ıskalar, çünkü nazar için yapılan iş büyüye yetmez.

Büyü bozma nasıl yapılır, hangi sırayla yürür?

Sıra her vakada aynıdır. Önce teşhis: üzerinde büyü mü, musallat mı, nazar mı, yoksa doktorun işi mi olduğuna bakılır. Sonra bulunan şey sana açıkça söylenir. Ardından varsa o bağ Kur'an ve dua ile çözülür. En sonda kişi ve ev korumaya alınır, sonraki günler takip edilir. Koruma en sondadır, çünkü boşalmayan yere kalkan kurulmaz. Sana verilecek bir ev tarifi yoktur.

Büyünün bozulduğu nasıl anlaşılır?

Hükmü his değil bakım verir. Kişinin hafiflik hissetmesi tek başına delil sayılmaz; takip basamağında tabloya bakılır ve geride ne kaldığı söylenir. Bu yüzden tek bir günün şiddetini değil, ağır günlerin arasının açılıp açılmadığını sorarım. Bozma sırasında ne hissedildiği ayrı bir konudur ve onu büyü bozulurken görülen belirtiler yazısında yazdım. Netice Allah'tandır.

Büyü bozdurmak caiz mi, günah mı?

Haram olan, büyü yapmak ve büyü yaptırmaktır; Bakara Sûresi'nin 102. ayeti bunu bildirir. Bir zararın kalkması için Kur'an okunmasını ve dua edilmesini istemek başka bir şeydir. Burada ne bir varlıktan medet umulur ne de kimsenin iradesine karışılır. Ölçüyü gittiğin kapıda görürsün: işin içine büyü giriyorsa, senden ip, saç, tırnak, altın ya da kurban isteniyorsa, orada yapılan iş dua değildir.

Büyü kendiliğinden bozulur mu?

Bir kısmı dağılır. Zayıf yapılmış, niyeti tutmamış ve üzerine düzenli okuma yapan bir kişiye isabet etmiş bir iş zamanla çözülebilir. Çoğu vakada gördüğüm ise bunun tersidir: yerinde kalır ve zamanla yerleşir. İnsan ona alışır. Bir dönem iyi hissetmek de bozulma sayılmaz; çoğu zaman geçen şey iş değil, o dönemin baskısıdır. Baskı kalkınca aynı yerden aynı şey çıkar.

Büyü bozulması ne kadar sürer?

Değişir, ve sana görmeden gün sayısı veren biri tahmin ediyordur. Süreyi üç şey belirler: ne kadar zamandır üzerinde durduğu, ne olduğu ve üstüne musallat gibi başka bir şeyin binip binmediği. Çoğu vakada ilk hafta içinde uykuda ya da evin havasında bir hareket görülür; bu bir söz değil, sık gördüğüm bir seyirdir. Yıllanmış tablolarda iş haftalara yayılır. Netice Allah'tandır.

Büyüyü sahibine geri göndermek doğru mu?

Hayır, bizde böyle bir şey yoktur ve isteyene de yapmam. Kimsenin üzerine bir şey göndermek, zararı ikinci bir zararla karşılamak demektir; bu yol insanı çıktığı yerden daha kötü bir yere koyar. Bizim işimiz üzerindeki bağı çözmek ve seni korumaya almaktır, karşı tarafla hesaplaşmak değil. Kimin yaptığını merak etmen normaldir, ama kimseyi suçlama; o kısım bakımda konuşulur.

İlgili Yazılar

Bu çalışmalar tıbbi veya psikolojik tedavinin tamamlayıcısıdır, alternatifi değildir. Otizm ve MS tıbbın işidir. Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara iki türlü olabilir; tıbbi olan türünde doktor tedavisi ve ilaç şarttır — hangisi olduğu bakımda dürüstçe söylenir, tıbbi tedavi asla bıraktırılmaz. Kriz hâlindeysen lütfen önce 112'yi veya bir kriz destek hattını ara. Sonuçlar Allah'ın izniyle olur; garanti verilmez.

Haydar Hoca +10 yıllık tecrübesi ile Biiznillah çözemediği vaka olmadı.

250+ aile kurtardı ve sonsuz güvenilmekte.

Hocaya Yaz