Muska Caiz mi, Şirk mi?
Cevabı Belirleyen Şey, İçinde Ne Yazdığıdır
Bana gelenlerin bir kısmı boynunda ya da cebinde bir muska ile geliyor. Soruyorum: içinde ne yazıyor? Çoğu bilmiyor. Kimin yazdığını, hangi niyetle yazıldığını da bilmiyor. Bir akrabası vermiş, bir tanıdık göndermiş, yıllardır taşıyor. Sonra da bana aynı soruyu soruyorlar: hocam bu günah mı?
İşte bütün mesele burada düğümleniyor. „Muska caiz mi” sorusunun tek bir cevabı yok. „Muska” tek bir şeyin adı değil ki tek bir hükmü olsun.
İçinde Kur'an'dan âyetler ve dua olan, helâl bir niyete ve usûlüne uygun yazılmış bir çalışma bir şeydir. Ne olduğu bilinmeyen bir kâğıt, ağızdan ağıza dolaşan bir halk tılsımı bambaşka bir şeydir. İkisine aynı hükmü veremezsin. Aynı kelime iki ayrı şeyi anlatıyor, insanlar ikisini de „muska” diye tek torbaya koyuyor.
Önce şunu ayır: elindeki hangisi? Bu ayrımı yapamıyorsan cevabı da bulamazsın. Vefk ile muska arasındaki farkı ayrı yazdım; oradaki soru adla ilgili, buradaki soru hükümle.
Şirk Sınırı, Nesnenin Kendisinden Güç Beklediğin Yerde Başlar
Sana bir şey sorayım. Taşıdığın kâğıdın seni koruduğunu mu düşünüyorsun, yoksa Allah'ın koruduğunu mu?
Sınır tam olarak orada. Bir kâğıdın ya da bir boncuğun kendinden gelen bir gücü yoktur. Koruyan Allah'tır, şifa veren Allah'tır; yazılan şey olsa olsa bir vesiledir. Kur'an ve dua ile hazırlanmış bir çalışmayı bile „bu bende olduğu sürece bana bir şey olmaz” diyerek taşırsan, mesele artık kâğıtta değil, senin kalbindedir.
Bunu kendin sınayabilirsin. O şeyi kaybetsen ne hissedersin? İçin rahatsa, kalbin doğru yerde duruyor demektir. „Mahvoldum, artık korumasızım” diyorsan, güveni farkında olmadan Allah'tan alıp bir kâğıda vermişsin demektir.
Sana „bu nesne seni korur, bunu takarsan kurtulursun” diyen birinin anlattığı iş, bizim yaptığımız iş değildir. Biz nesne satmayız. Nazar boncuğuna ya da at nalına güven bağlanmaz; bunu korunma yazısında da aynı şekilde söylemiştim.
Kalbin doğru yerde durduğu sürece taşıdığın şey bir hatırlatıcıdır. Yer değiştirdiği anda mesele büyür.
Muska Ne Bir Garantidir, Ne de Teşhisin Yerine Geçer
En sık duyduğum hayal kırıklığı tek cümleyle geliyor: „taşıyorum, hiçbir şey değişmedi.” Sebep genelde beklentinin yanlış kurulmuş olmasıdır.
- Garanti değildir. „%100 kesin sonuç” diyen yanlış söyler. Netice Allah'tandır; kimse buna imza atamaz.
- Uğurluk değildir. Şans mantığıyla, uğur getirsin diye taşınan bir nesne bu kapıya ait değildir.
- Teşhisin yerine geçmez. Sende ne olduğu bilinmeden yazılan bir şey, kime yazılmış sayılır?
Sıra bellidir: önce bakım yapılır, teşhis konur, tabloda ne varsa açıkça söylenir. Üzerinde yerleşmiş bir büyü varsa önce o bağın çözülmesi gerekir. Ama insanlar çoğu zaman en sondaki adımı en başta istiyor, sonra da boşuna yoruluyor. Bakım olmadan yazılan şey, ölçü alınmadan dikilen elbiseye benzer: kime uyacağı belli değildir.
Kabul Etmeden Önce Sorman Gereken Dört Soru
Kime gidersen git, bana gelmesen bile, şunları sor. Verilen cevaplar sana o kapının ne olduğunu söyler.
- İçinde ne yazıyor? Ne için yazıldığını bilmediğin bir şeyi üzerinde taşıma. Söylemeyen biri, söylemeyerek zaten cevap vermiş olur.
- Bana bakmadan mı yazdın? Teşhis yoksa, yazılan şey sana yazılmamıştır.
- Benden bir şey istiyor musun? Saç, tırnak, kilit, altın isteniyorsa orası bambaşka bir kapıdır ve uzak durman gerekir.
- Ücret baştan net mi? Bizde tek bir bakım ücreti vardır, sen sormadan ilk görüşmede net söylenir.
Bu listenin uzun hâli sitede duruyor: Gerçek hoca nasıl anlaşılır?
Ne yapmalı? Muska isteyerek başlama. Derdini kendi cümlelerinle yaz; adını ve annenin adını alır, tabloya bakarım. Bakımda bana hizmet eden hüddamlarım vardır, durumu onlarla birlikte görürüm. Ne varsa onu söylerim, yoksa „yok” derim. Tablo gerektiriyorsa ne için yazıldığını başlamadan önce bilirsin. Nasıl çalıştığımı manevi danışmanlık yazısında anlattım.
Yaz, birlikte bakalım. Netice Allah'tandır.
Sıkça Sorulan Sorular
Muska takmak günah mı?
İçinde ne olduğuna bakılır. Kur'an ve dua ile, helâl bir niyete yazılan bir çalışma ile içeriği bilinmeyen bir tılsım aynı şey değildir. Asıl mesele onun kalbindeki yeridir: nesnenin kendisinden bir güç bekliyorsan sınır orada aşılır. Koruyan Allah'tır, yazılan şey bir vesiledir.
Üzerimdeki muskayı yaktırmalı mıyım?
Ne olduğunu bilmiyorsan üzerinde taşıma. Kimin, hangi niyetle hazırladığı belli olmayan bir şeyi elinden çıkarmak senin hakkındır ve kimseye hesap vermezsin. Acele bir karardan önce durumuna bakılmasını tavsiye ederim; bakım hem elindekinin ne olduğunu hem tablonun ne olduğunu gösterir.
Hastalık için muska yazdırmak olur mu?
Şifa Allah'tandır, ben yalnızca vesileyim. Doktorun işi olan yerde seni doktora yönlendiririm: otizm ve MS tıbbın alanıdır. Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara iki türlüdür; bir kısmı tıbbidir ve ilacını asla bıraktırmam, bir kısmı manevi kaynaklıdır. Hangisi olduğunu bakım gösterir. Hiçbir manevi çalışma tedavinin yerine geçmez.
Bebeğe ya da çocuğa muska takılır mı?
Takılabilir, ama aynı şart geçerlidir: içinde ne olduğu bilinmeli ve çocuğa bakılmadan yazılmış olmamalı. Küçükler için en güzeli, uyumadan önce Felak ve Nâs okuyup üzerine üflemektir. Nazar boncuğu ise koruma sağlamaz; koruyan bir nesne değil, Allah'tır.