ACİL YARDIMA MI İHTİYACIN VAR? Hemen Yaz →
Haydar Sezer TEKELİHüddam · İcazetli Havass Hocası · Bioenerji ve Metafizik Uzmanı
Nazar ve Baş Ağrısı

Nazar Baş Ağrısı Yapar mı? Ağrıyı Ayırt Eden İşaretler

Haydar Sezer Tekeli · Hüddam, İcazetli Havass Hocası ·
Başın ağrıyor olması tek başına nazarı göstermez; ağrı çok yaygın bir şikâyettir. Süren, şiddetlenen ya da yeni başlayan baş ağrısında ilk adres hekimdir: nöroloji muayenesi, göz kontrolü, tansiyon ölçümü. Tetkik temizse ve ağrı akşam, yalnızlık ve kalabalık sonrası düzenine oturuyorsa manevi tabloya bakılır. Netice Allah'tandır.
Gece yarısı perdeden süzülen sarı ışığın önünde tek başına oturan bir kişinin karaltısı; ağrının akşam ağırlaşmasının sade temsili

Baş Ağrısının Kendisi Değil, Ne Zaman Geldiği Konuşur

Buraya en sık gelen yanlış şudur: başım ağrıyor, demek ki nazar değdi. Öyle olmuyor.

Baş ağrısı insanın en yaygın şikâyeti. Uykusuzluk yapar, aç kalmak yapar, ekran yapar, tansiyon yapar, gün boyu su içmemek yapar. Ağrının kendisi tek başına hiçbir şey söylemez.

Nazardan baş ağrısı olur mu sorusunun cevabı ağrının kendisinde değil, etrafına dizilen düzende saklı. Bakılan üç şey var: ağrı ne zaman başladı, gün içinde hangi saatte ağırlaşıyor, yanında başka ne bozuldu. Bana gelenlerin çoğunda anlatılan tablo şu: ağrı bir övgüden, bir düğünden, göz önüne çıkılan bir günden sonraki akşam başlar. Gündüz hafifler, ev sessizleşince geri gelir. Ve yalnız gelmez; uyku ile ruh hâli de aynı hafta bozulur.

Sana bir şey sorayım. Ağrın en çok ne zaman ağırlaşıyor, öğlen mi, gece yarısı mı?

Süren Baş Ağrısı Önce Nörolojiye Gider

Sıralamayı baştan koyuyorum: baş ağrısında ilk adres hekimdir. Bu bir nezaket cümlesi değil, seni koruyan sıradır.

Süren, sıklaşan ya da hiç yokken yeni başlayan bir baş ağrısı nörolojiye gider. Göz muayenesi ile tansiyon ölçümü de bu listenin başında durur, çünkü ikisi de kendini belli etmeden aylarca baş ağrıtabilir.

Aşağıdakilerden biri varsa manevi bir yorum aramadan doğrudan hekime, gerekirse acile git:

Doktorunun verdiği ilacı bırakma, tedaviyi aksatma. Burada iki ayrı şey konuşuyoruz ve ikisi de gerçek: bir tıbbi tablo var, bir de manevi tablo. Önce tıbbi olanı eleriz. Manevi bakım hekimin çalışmasının yanında yürür, yerine geçmez.

Ahşap bir masada birbirine kenetlenmiş eller ve kenarda duran kahve fincanı; beklemenin ve anlatacak söz aramanın sade temsili

Ağrı Kesici Neden Yarım Fayda Veriyor?

Bu tabloda en çok tekrar eden cümle şu: "İlaç alıyorum, tam geçmiyor."

Anlatılan şey hep aynı. İlaç ağrının kenarını alır, sesini kısar, ama susturmaz. Birkaç saat sonra ağrı aynı yerden, aynı şiddette geri döner. Kişi ikinci dozu alır, bu sefer daha az işe yarar. Akşama doğru ağrı yeniden yerine oturmuştur.

Bunu bir kanıt gibi sunmuyorum. Ağrı kesicinin yetmediği pek çok tıbbi durum var ve o kapı önce çalınır. Ama hekim tarafı dürüstçe elendikten sonra bu yarım fayda hâlâ duruyorsa, bakılmayı hak eden bir şey var demektir.

Bunu uzaktan, bir yazıdan kesin söylemek mümkün değil. Ben burada yalnızca önüme sık geleni anlatabiliyorum; hüküm ancak bakımda verilir. Aynı yarım fayda hâli sindirim tarafında da anlatılır, onu nazarın mide ve sindirime vurması yazısında ayrı ayrı açtım.

Gün doğarken sisin altında katman katman uzanan yeşil tepeler; başın ağırlığı dağıldıktan sonraki açıklığın sade temsili

Ense Kökünden Çıkan Baskı, Şakaktaki Zonklamadan Başkadır

Ağrının yeri ve cinsi çoğu vakada birbirini tutar. Ense kökünde başlar, başın arkasından yukarı çıkar, tepede sıkı bir bant gibi oturur. Zonklamaz, bastırır. Genelde iki taraflıdır ve keskin değildir.

Migren tarifi bundan ayrılır: çoğunlukla tek taraflı, zonklayan, ışıktan ve sesten rahatsız eden bir ağrıdır, kendi tetikleyicileri vardır. Buradaki tetikleyici ise yemekte ya da uyku saatinde değil, kalabalıkta görünür. Düğün, taziye, kalabalık bir davet, ilk kez paylaşılan bir müjde. Ağrı çoğu zaman dönüş yolunda ya da eve girer girmez başlar.

Nazar bir kemiğe oturup orayı zorlamaz. Bozduğu şey dengedir. Denge bozulunca ilk giden uyku olur, ense ve omuz hattı gün boyu kasılı kalır, baş ağrısı o kasılmanın üstüne biner. Aynı zinciri sırt ve bel ağrısı tarafında da yazdım; orada elenmesi gereken tıbbi tablolar daha ağır. Bedendeki diğer bölgeleri ise nazarın bedende nereye vurduğu yazısında bölge bölge ayırdım.

Hekim Tarafı Temizse Sıra Tahminde Değil, Teşhistedir

Tetkikler temiz, tedaviye uydun, ağrı hâlâ yerinde duruyor. Bu noktada yapılacak en kötü şey kendine teşhis koymaktır; korkuyla konan teşhis insanı yıllarca yanlış kapıda tutar.

Bakımda ne olur? Adını ve annenin adını alırım, durumuna bakarım, daha herhangi bir işlem konuşulmadan önce. Nazar mı, haset mi, başka bir şey mi, yoksa hiçbir şey mi. Ne varsa onu söylerim; yoksa "yok" derim, doktorluksa doktora yönlendiririm. Nazarsa o ağırlığa yalnızca Kur'an ve dua ile bakılır.

Danışsan da danışmasan da kapımızdaki terkipler açıktır: nazar için Kalem Sûresi 51-52, korunmak için Âyetel Kürsî ile Felak ve Nâs sûreleri. Şifayı veren Allah'tır; bu âyetler O'ndan istemek içindir, benim ağrın hakkında verdiğim bir söz değil.

Ücrette sürpriz yok: tek bir bakım ücreti vardır, ilk görüşmede net söylenir. Garanti veren yanlış söyler, netice Allah'tandır. Şikâyetin küçük görünüyor diye yazmaktan çekinme. Yaz, birlikte bakalım.

Sıkça Sorulan Sorular

Nazar baş ağrısı yapar mı?

Yapabilir, ama baş ağrısının kendisi bunun kanıtı değildir. Bakılan şey desendir: ağrının bir övgüden ya da göz önüne çıkılan bir günden sonra başlaması, akşam ve yalnızlıkta ağırlaşması, uyku ve ruh hâliyle birlikte gelmesi. Baş ağrısının nöroloji, göz ve tansiyon tarafında ciddi sebepleri var; bunlar önce elenir. Tetkik temiz çıkıyor ve ağrı bu düzende sürüyorsa manevi tabloya bakmanın sırası gelmiştir.

Sürekli baş ağrımın manevi bir sebebi olabilir mi?

Olabilir, ama bunu bir yazıdan kesin anlamak mümkün değil. Sürekli baş ağrısı önce hekimin işidir; nöroloji muayenesi, göz kontrolü ve tansiyon takibi yapılmadan manevi yorum konuşulmaz. Bu adımlar tamamlandıktan sonra ağrı yerinde duruyor, akşamları ağırlaşıyor ve yanında uyku, iştah, ev huzuru gibi başka alanlar da bozulduysa tablo bakılmayı hak eder. Hüküm tahminle değil, teşhisle konur.

Nazar başa vurur mu, ağrı başın neresinde olur?

Anlatılan yer çoğu vakada aynı: ense kökünde başlayan, başın arkasından yukarı çıkan ve tepede sıkı bir bant gibi oturan bir baskı. Zonklamaktan çok bastırır, genelde iki taraflıdır. Yalnız gelmesi de beklenmez; ense, omuz ve iki kürek arası aynı dönemde tutulur. Bu tarif tek başına teşhis değildir. Gerilim tipi baş ağrısı, boyun fıtığı ve uzun ekran kullanımı aynı hattı tutar; önce onlar elenir.

Baş ağrım migren mi, nazardan mı? Nasıl ayırt ederim?

Bu ayrımı hekim yapar; ben yalnızca sık tekrar edeni söyleyebilirim. Migren tarifi çoğunlukla tek taraflı ve zonklayan bir ağrıdır, ışık ve ses rahatsız eder, bulantı eşlik edebilir ve kişinin bildiği tetikleyicileri vardır. Bizim baktığımız tabloda ağrı iki taraflı ve bastırıcıdır, tetikleyicisi ise kalabalıktır: düğün, taziye, göz önüne çıkılan bir gün. Migren tanın varsa tedavini bırakma; manevi bakım onun yanında yürür.

Beyin tomografim temiz çıktı ama başım ağrıyor. Bu ne demek?

Sık karşılaşılan bir durumdur ve şikâyetinin gerçek olmadığı anlamına gelmez. Görüntülemenin temiz çıkması, o yöntemle bir sebep bulunamadı demektir; gerilim tipi baş ağrısı, boyundan yansıyan ağrı ve göz sorunları görüntülemede çıkmaz. Önce hekimini dinle. Bu basamaklar da bittiğinde ağrı aynı yerde duruyor, geceleri ağırlaşıyor ve yalnızken artıyorsa manevi tabloya bakılır.

Çocuğumun başı sürekli ağrıyor, nazardan olabilir mi?

Çocukta baş ağrısı doğrudan hekime gider, burada tereddüt edilmez. Göz numarası, uyku düzeni, ekran süresi ve tansiyon önce kontrol edilir; kusma, görme bozukluğu ya da çocuğu uykudan uyandıran bir ağrı varsa vakit kaybedilmez. Doktor tarafı temiz çıktıysa ve ağrı özellikle kalabalık bir günün ardından, akşamları geliyorsa aileler çoğu zaman nazardan şüphelenir. O zaman tabloya birlikte bakarız.

İlgili Yazılar

Bu çalışmalar tıbbi veya psikolojik tedavinin tamamlayıcısıdır, alternatifi değildir. Otizm ve MS tıbbın işidir. Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara iki türlü olabilir; tıbbi olan türünde doktor tedavisi ve ilaç şarttır — hangisi olduğu bakımda dürüstçe söylenir, tıbbi tedavi asla bıraktırılmaz. Kriz hâlindeysen lütfen önce 112'yi veya bir kriz destek hattını ara. Sonuçlar Allah'ın izniyle olur; garanti verilmez.

Haydar Hoca +10 yıllık tecrübesi ile Biiznillah çözemediği vaka olmadı.

250+ aile kurtardı ve sonsuz güvenilmekte.

BEDAVA Danış