Eşler Arasında Nazar: Nasıl Anlaşılır, Neyden Ayrılır?
Önce sınırı çizeyim: her geçimsizlik nazar değildir
Bu yazıyı okumadan önce bir çizgi çekmem gerekiyor. Evde el kalkıyorsa, tehdit, aşağılama ya da korku varsa bu nazar değildir ve bu yazının konusu hiç değildir. Önce güvenliğin gelir. Tehlike anındaysan 112'yi ara; destek için ALO 183 hattı var. Hiçbir manevi açıklama bir zulmü örtmez, ben de örtmem.
İkinci çizgi daha ince. Para, çocuk, iki ailenin araya girmesi gibi belli konularda dönen kavgalar çoğu zaman bir iletişim meselesidir. Onun doğru adresi bir aile danışmanıdır ve bunu söylemekten çekinmem. Depresyon, doğum sonrası dönem, tiroit ya da hormon değişiklikleri de eşler arasındaki tahammülü daraltır; bunlara hekim bakar.
Bu çizgileri baştan çekiyorum, çünkü yanlış adrese gitmek zaman kaybettirir. Konuşularak çözülecek bir meseleyi manevi bir yüke bağlayan çift, asıl yapması gereken konuşmayı erteler.
Geriye kalan tabloya bakıyoruz: iki insan birbirini seviyor, ortada büyük bir olay yok, ama ev bir süredir ağır. İşte eşler arasında nazar sorusu burada anlam kazanır.
Nazar eşlerin arasına görünürlükten girer, kötü niyetten değil
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) „Göz haktır” buyurmuştur; hadis Buhârî'de ve Müslim'de geçer. Nazarın değmesi için bakanın kötü niyetli olması gerekmez. Bir güzelliğe hayranlıkla bakıp Allah'ı anmadan bakışı orada bırakmak yeter.
Bir çiftin en görünür olduğu anlar bellidir. Uyumlu bir düğün, yeni bir ev, bir hamilelik haberi, bir sofrada „siz ne güzel geçiniyorsunuz” denmesi. Uyum göze göründükçe bakış da çoğalır. Bana anlatılan tabloda gerginlik çoğu zaman böyle bir övgünün ya da paylaşımın ardından, birkaç gün ile birkaç hafta içinde başlar. Düğünle başlayan tabloyu düğün nazarı yazısında ayrıca anlattım.
Peki ağırlık neden tam da iki kişinin arasına oturur? Çünkü bakılan şey çoğu zaman kişilerden biri değil, ikisinin birlikteliğidir. Övülen uyumdur, imrenilen o sofradır. Nazar da gördüğü şeye iner. Bu yüzden bir eşin sağlığından ya da işinden önce, aradaki havada kendini gösterir.
Bir de şu var: evlilik tekrarla yaşanır. Aynı kahvaltı, aynı akşam yemeği, aynı yatak odası. Ufak bir tahammülsüzlük bu tekrarın içinde her gün yeniden yaşanır ve büyür. Dışarıdan gelen bir ağırlık, çiftin kendi gündelik düzenini bir taşıyıcıya çevirir.
Yaşlılarımız yeni evli bir çifti överken sözün sonuna mutlaka „mâşallah” eklerdi, eklemeyeni de hafifçe dürterlerdi. Çocukken bunu bir nezaket kuralı sanırdım; oysa kuralın kendisi bir duaymış. Bu da ayrı bir hikâye.
Eşler arasında nazarın dört izi bir arada okunur
Aşağıdakilerin hiçbiri tek başına hüküm değildir. Birlikte ve haftalarca tekrar ediyorsa dikkate alınır:
- Konusu olmayan gerginlik. Kavga çıkar ama sonra ikiniz de neden çıktığını hatırlamazsınız. Bir çorbanın tuzu, açık kalmış bir kapı yeter.
- İki eşin birden yorulması. Ağırlık yalnızca birinde değil, ikinizde de vardır; ikiniz de eve girince omzunuza bir şey çöktüğünü söylersiniz.
- Kolay barışıp tutturamamak. Özür dilenir, gönül alınır, iki gün sonra aynı hava geri gelir.
- Tarihi olan bir başlangıç. „Şu günden önce böyle değildik” diyebildiğiniz bir an vardır ve o an çoğu zaman bir sevinçtir.
Bu dördünü ayıran ortak nokta şu: ikiniz de birbirinizde değişen bir şey gösteremezsiniz. Ne biri başka birine yönelmiştir ne de biri eskisinden kötü biri olmuştur. Değişen, aranızdaki havadır.
Uyku bozulduysa, halsizlik geçmiyorsa ya da isteksizlik hayatın geneline yayıldıysa önce hekime görünün. Tiroit ve kan tahlili gibi basit tetkikler çok şeyi açıklayabilir. Başlanmış bir tedavi varsa ona devam edilir; manevi bakım onun yanında yürür. Genel dökümü nazar belirtileri yazısında topladım.
Kavganın bir konusu varsa, ilk adres aile danışmanıdır
Ayırmak için elimde sade bir yöntem var. İki hafta boyunca her gerginliğin tarihini ve konusunu bir kâğıda yaz. Sadece iki satır: ne zaman, ne üzerine. Bir sütun daha ekle: o günden önceki bir iki günde ne oldu. Bir misafir mi geldi, bir haber mi paylaşıldı, bir fotoğraf mı çok beğenildi.
Kâğıdı eşinle birlikte tutabilirsin, ama tek başına tutmak da yeter. Önemli olan hafızaya güvenmemek. Gerginlik anında insan her şeyi „hep böyleyiz” diye hatırlar; kâğıt öyle hatırlamaz.
İki hafta sonra kâğıda bak. Satırların çoğu aynı konudaysa, mesela kayınpeder ziyaretleri ya da bütçe, elindeki şey bir iletişim düğümüdür. Onu konuşarak, gerekirse bir aile danışmanıyla çözersiniz. Satırların çoğuna konu yazamıyorsan ve tarihler bir sevinç ya da övgünün ardından yoğunlaşıyorsa, tablo başka yere bakar.
Açık konuşayım: bence evliliklerin çoğunu nazar yormaz, yıllardır söylenmemiş üç dört cümle yorar. Her gerginliği nazara bağlayan çift, kendi elindeki kısa yolu kaybeder. Ama her gerginliği „bizim huyumuz” diye geçen çift de bakılması gereken bir yükü yıllarca taşır.
Soğutma ve ayrılık büyüsü eşleri başka bir yöne çeker
Burada en işe yarayan ölçü yöndür. Nazar çoğu vakada simetriktir: iki eş de yorulur, ikisi de „bir şey oldu ama ne” der. Soğutma büyüsünde ise yön tektir. Bir eş yalnızca ötekine soğur, başkalarına sıcak kalır ve öfke bile göstermez; işaretlerini soğutma büyüsü belirtileri yazısında sıraladım.
Ayrılık büyüsü ise sessiz kalmaz. Öfke vardır, bir tarafı evden koparan bir çekiş vardır, ayrılık lafı sık ağza gelir. Nazar genellikle evi bu kadar dağıtmaz; ağırlaştırır, tadını kaçırır.
Başlangıç biçimi de farklıdır. Nazar bir sevinçten, bir övgüden sonra gelir ve çoğu zaman çift bu tarihi kendisi bulur. Soğutmada ise ortada ne sevinç ne olay vardır; soğukluk bir sabah sessizce yerleşmiştir. Ayrılıkta gerginlik hızla tırmanır, aylar değil haftalar içinde „ayrılalım” noktasına varır.
Bu üç tablo bir arada da bulunabilir. Hangisinin ağır bastığını uzaktan tahminle söylemek doğru olmaz; bunu bakım gösterir.
Kaynak aramak yerine birlikte okumak
Kayınvalideyi, görümceyi, bir arkadaşı kaynak ilan etmek bu dertte en sık yapılan hatadır. Nazar niyetsiz de değer; kimin baktığını bulmak senin yükün değil, bulunması da gerekmez. Aileden gelen bakışa nasıl yaklaşılacağını aileden nazar değer mi yazısında anlattım.
Eşler arasında nazar duası diye ayrı bir tarif yoktur. Fâtiha, Âyetel Kürsî, İhlâs, Felak ve Nâs okunur; nazar için Kalem Sûresi'nin 51 ve 52. âyetleri okunur. Eşler bunları birbiri için de okuyabilir. Abdestli, acele etmeden, ne okuduğunu bilerek okumak ezberden okumaktan iyidir.
Bir de dil meselesi var. Birbirinizi överken „mâşallah” demeyi evin dili yapın. Yeni ve kırılgan bir sevinci, oturmadan herkese anlatmamak da kimseden şüphelenmek değildir, ölçüdür.
Teşhisle başlar, Kur'an ile muhabbet ve barışa varır
Yaz, durumunu anlat: ne zaman başladı, kâğıda ne yazdın. Adını ve annenin adını alır, hüddamlarımla birlikte bakarım. Nazar mı, soğutma mı, ayrılık mı, yoksa konuşulması gereken bir mesele mi. Ne varsa söylerim; yoksa „yok” derim ve seni aile danışmanına ya da doktora yönlendiririm.
Nazarsa o ağırlık Kur'an ve dua ile, Allah'ın izniyle üzerinizden alınmaya çalışılır; süreci nazar nasıl bozulur yazısında anlattım. Aranızda nikâh varsa ardından celb-i muhabbet ve barıştırma için dua edilir. Kimseyi büyüyle bağlamayız; bu haramdır. Bakımın genel çerçevesi manevi bakım nedir yazısındadır.
Eşinin bu konuya inanmaması engel değildir. Onu ikna etmek ya da yanında getirmek zorunda değilsin. Anlatılanlar mahrem kalır.
Varılmak istenen yer uzak değil. Akşam eve girerken kapıda duraksamamak, bir çayı laf sokmadan içmek, aynı seccadenin yanında huzurla namaz kılmak, çocukların evde gülen iki insan görmesi. Bir akşam „bugün hiç gerilmedik” diye fark etmek ve bunun artık şaşırtıcı gelmemesi. Bir sevinci, bir müjdeyi yeniden korkmadan paylaşabilmek. Tartışma yine olur elbette; evlilik tartışmasız yürümez. Ama konusu olan, konuşulan ve geçen bir tartışma olur. Bunun her yıl ertelenmesi ise kendi başına bir bedeldir; ev ağırlığa alışır, çocuklar da o havayı normal sanarak büyür. Sebebe sarılmak bizim işimizdir. Tek bir ücret var, ilk görüşmede net söylenir. Netice Allah'tandır. Evdeki ağırlığın adını koyamıyorsan tahmin etme; yaz, birlikte bakalım.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşler arasında nazar olduğu nasıl anlaşılır?
Tek bir işaretle anlaşılmaz. Sık görülen tablo, konusu olmayan gerginlik, iki eşin birden yorulması, kolay barışıp tutturamamak ve bir övgü ya da sevinçten sonra başlayan bir tarihtir. İki hafta boyunca her gerginliğin tarihini ve konusunu yazmak iyi bir ayırıcıdır: aynı konu tekrar ediyorsa mesele iletişimdir. Kesin ayrım bakımda netleşir.
Eşler arasında nazar duası var mı?
Eşlere özel ayrı bir tarif yoktur. Fâtiha, Âyetel Kürsî, İhlâs, Felak ve Nâs sabah akşam okunur; nazar için Kalem Sûresi'nin 51 ve 52. âyetleri okunur. Eşler bunları birbiri için de okuyabilir. Birbirinizi överken „mâşallah” demek de evin alışkanlığı olsun. Tablo haftalardır sürüyorsa okumaya devam et, bakımı da erteleme.
Eş eşine nazar değdirir mi?
Değdirebilir. Nazar için kötü niyet şart değildir; hayranlıkla bakıp Allah'ı anmamak yeter. Ama bu eşini suçlaman için bir sebep değildir, çünkü aynı tablo dışarıdan gelen bir bakıştan da doğabilir. Eşine „sen değdirdin” demek çoğu vakada araya kavga katar ve ağırlığı kaldırmaz. Kaynağı ayırmak teşhisin işidir.
Kavgalarımız nazardan mı, iletişim sorunundan mı?
Kavganın belli bir konusu varsa, para, çocuk ya da aile ziyaretleri gibi, büyük ihtimalle iletişim meselesidir ve aile danışmanı doğru adrestir. Konusu olmayan, iki eşi birden yoran ve bir sevinçten sonra başlayan gerginlik ise ayrıca bakılmayı hak eder. İkisi bir arada da olabilir. Evde şiddet varsa bu nazar değildir; önce güvenliğin, 112 ve ALO 183.
Eşimle aramı düzeltmek için bağlama yapar mısın?
Kimseyi büyüyle bağlamayız; bu haramdır ve yapmayız. Yapabileceğimiz şey, Allah'ın izniyle Kur'an ve dua ile karı koca arasına muhabbet ve barış için çalışmak ve aranızdaki gerçek tabloyu görüp sana dürüstçe söylemektir. Arada nazar ya da büyü varsa önce o kaldırılmaya çalışılır. Karar her zaman ikinizindir. Netice Allah'tandır.