Nazar Duası Hangi Sûreler Okunur?
Nazara Karşı Okunan Sûreler Bellidir: Kalem 51-52, Âyetel Kürsî, Felak ve Nâs
„Okuyorum ama bir şey değişmiyor.” „Her akşam okuyorum, sabah yine aynı kalkıyorum.” „Anneme de okuttum, yine olmadı.” Bu cümleleri on yılı aşkın süredir neredeyse aynı kelimelerle dinliyorum. Soru hep hangi sûre diye geliyor, oysa sıkıntı çoğu vakada listenin kendisinde değil.
Yine de listeyi baştan vereyim, çünkü bu okumalar senin hakkın:
- Kalem sûresinin 51 ve 52. âyetleri, nazara karşı asırlardır ehlinden ehline nakledilen âyetlerdir.
- Âyetel Kürsî, yani Bakara sûresinin 255. âyeti, günlük kalkanın gövdesidir.
- Felak ve Nâs sûreleri, kötü gözden ve büyüden korunmak için beraberce okunur.
- Meryem, Cin ve Rahmân sûreleri gece korkan çocuklar için okunur; tablo karabasana dönmüşse Cin sûresinin ilk on üç âyeti gündeme gelir. Bu sonuncusu her vakada gerekmez, karabasan yoksa ihtiyaç da yoktur.
Liste bu kadar. Kısalığı seni yanıltmasın; bu kapıda uzayıp giden listeler, çoğu zaman satılacak bir şey olduğunun işaretidir.
Kalem sûresinin bu iki âyetinin neden nazarla anıldığını merak edenler olur. Âyette, zikri işitenlerin bakışlarıyla neredeyse devireceği bir hal tarif edilir. Yani meselenin merkezinde bakış vardır, bir nesne ya da bir tılsım değil. Nazarın Kur'an'daki karşılığını arayan herkesin ilk durağı burasıdır ve okuyanın aklında kalması gereken de budur.
Asıl mesele şurada. Aynı sûreleri okuyan iki kişiden biri birkaç hafta içinde uykusunun düzeldiğini söyler, öteki aylarca aynı yerde sayar. Fark okudukları metinde değil, bulundukları durumda.
Okumak Koruma Yapar, Yerleşmiş Bir Nazarı Tek Başına Sökmez
Şimdi işin özüne geliyoruz.
Koruma ile tedavi ayrı iki iştir. Koruma, sana bir şey ulaşmadan önce kurulur; günlük okuman tam olarak budur ve gerçekten iş görür. Tedavi ise üzerine çökmüş, yerleşmiş bir şeyi sökmektir; bu ikincisi okumanın tek başına yaptığı bir iş değildir.
Mekanizması şu. Nazar boşlukta durmaz, tutunacak bir yüzey arar: korku, haset edilen bir sevinç, uzun süredir sönmüş bir gönül, yorgun bir uyku. Günü zikirle bölünmüş bir insanda o yüzey daralır, tutunacak yer azalır. Ama bir şey çoktan tutunmuşsa, yüzeyi daraltmak onu söküp atmaz; ilerlemesini yavaşlatır, geceni yumuşatır, seni ayakta tutar. Bunlar küçük şeyler değildir, çoğu insan yıllarca tam bunun sayesinde dayanmıştır.
Bunu şöyle sınayabilirsin. Koruma çalışırken fark, okuduğun günle okumayı unuttuğun gün arasında görünür; unuttuğun gecenin ertesi sabahı ağırlaşır, tekrar başlayınca yerine oturur. Yerleşmiş bir şeyde ise okuduğun gün ile okumadığın gün arasındaki fark neredeyse silinir. Aynı tablo, aynı yorgunluk, aynı saatte gelen aynı sıkışma.
Sahada tanıdık bir imza da var: nazarın ve musallatın şiddeti geceleri ve kişi yalnız kaldığında artar. Okuman bu tırmanışı köreltir. Tırmanışın kaynağını ise ancak nazarın nasıl bozulduğunu anlattığım işlem kaldırır.
Hangisi Sendedir? Cevabı, Neyin Değişip Neyin Değişmediği Verir
Okuduğun halde yerinde saydığını düşünüyorsan, tahmin etmek yerine şu ayrıma bak. İkisi de gerçek tablodur, ama bambaşka işlerdir.
Koruman yetiyorsa: okuduğun akşam uykuya daha kolay dalarsın, ertesi gün göğsündeki sıkışma azalır, birkaç hafta içinde gece belirtileri seyrekleşir. Yumuşama düzensiz olabilir; önemli olan yönün aşağı olmasıdır.
Yerleşmiş bir şey varsa: okurken bir rahatlama gelir, iki saat sonra aynı ağırlık geri oturur. Aynı rüya aylardır tekrar eder. Ev halkının hepsi aynı dönemde huzursuzdur. Okumaya oturduğun anda üzerine ağır bir üşengeçlik çöker. Aylar geçer, hiçbir yumuşama görülmez.
Bir de şu ayrım işe yarar: koruma tarafında hayatın geri kalanı yürür, sadece geceler zorludur. Yerleşmiş tarafta ise ağırlık gündüze taşar. İşin, kısmetin, evdeki huzurun aynı dönemde birlikte tutulur. Tek bir alan bozulmuşsa bu genelde koruma meselesidir; üç dört alan aynı anda kilitlenmişse tablo değişmiştir.
Son maddeye dikkat et. İnsanlar bunu tembellik sanıp kendilerini suçluyor, oysa ehlinin iyi bildiği bir işarettir. Bu işaretlerin nasıl bir arada okunduğunu üzerimde nazar var mı yazısında, tek tek belirtileri ise nazar belirtileri yazısında yazdım.
Bir şey daha. Mide bulantısı, baş dönmesi, uzunca süren yorgunluk gibi bedensel şikâyetlerde önce doktora gidilir. Tetkik yaptırmayı okumanın arkasına atma; ilacını da kimse bıraktırmaz.
Sayı Satan Tarifeye İtibar Etme: Ölçü Niyet ve Süreklilik
Şimdi açık konuşacağım, çünkü bu konuda insanlara yıllardır çizelge dağıtılıyor.
„Şu kadar defa, şu kadar gün” diye eline tutuşturulan tarifelerin çoğunun sağlam bir dayanağı yoktur. Kulaktan kulağa büyümüş, sonra da bir ürüne çevrilmiştir. Kanaatim şudur ve söylemekten çekinmiyorum: bir okumanın yanına fiyat etiketi gibi sayı iliştiren kişi, sana ilim değil ürün satıyordur. Rakam büyüdükçe insan kendini borçlu hisseder, tutturamayınca da suçu kendi imanında arar. En çok zararı bu son kısım verir.
Şuna da dikkatini çekeyim: aynı okuma için dolaşan sayılar birbirini tutmaz. Bir yerde bin, başka yerde üç yüz, başka yerde kırk gün yazar. Sağlam bir nakil olsaydı hepsi aynı rakamda buluşurdu. Buluşmuyorsa, ortada nakil değil pazarlama vardır.
Ben buraya kendi sayımı yazmayacağım, çünkü yazsam itiraz ettiğim şeyin aynısını kurmuş olurum. Okumanın ölçüsü sayıda değil, iki yerdedir: niyet ve süreklilik. Ne için okuduğunu bilerek, abdestli ve acele etmeden oku. Bugün çok okuyup on gün unutmak, aksatmadan devam etmenin yanında zayıf kalır. Kalkan tek bir hamleyle dikilmez, üst üste binen günlerle örülür.
Aynı ölçü nesneler için de geçerli. Boynuna astığın bir şey senin yerine zikretmez; Âyetel Kürsî taşımanın hükmünü ayrı bir yazıda tarttım. Sana sayı, düğüm ya da saç tırnak isteyen biri çıkarsa, gerçek hoca nasıl anlaşılır listesine bak.
Okuman Senin Hakkın, Teşhisi Tahmin Etmek Değil
Bu yazıdan tek bir cümle kalacaksa şu kalsın: sûreler bir kapı kilididir, kilit ise içeri girmiş olanı dışarı çıkarmaz.
Okumana bugün başla, kimseye sormadan. Çocuğun için de oku; kendi başına okuyamayacak kadar küçükse sen onun adına okursun, çocuklarda nazar belirtileri ayrı bir başlık ister. Evin ve günlük düzenin için okunacakların tamamını korunma yazısında topladım.
Ama aylardır aksatmadan okuyup tablo hiç kıpırdamıyorsa, kendi kendine teşhis koyma. Nazar sandığın şey başka bir şey olabilir; hiçbir şey de olmayabilir ve sana yok dememiz gerekebilir. Korku satmam, olmayana var demem.
Okumayı da bu yüzden bırakma. Bakım yapılsa bile günlük okuman yerinde kalır, çünkü bakım üzerindeki yükü kaldırır, o kapıyı kapalı tutan ise senin okumandır. İkisi birbiriyle yarışmaz, üst üste biner.
Adını ve annenin adını yaz, derdini kendi cümlelerinle anlat. Yazdıkların mahrem kalır. Bakarım, ne varsa onu söylerim; iş doktorunsa açıkça doktora yönlendiririm. Ücrette sürpriz yoktur: tek bir bakım ücreti alınır ve sen sormadan ilk görüşmede net söylenir.
Garanti veren yanlış söyler. Netice Allah'tandır. Sen okumana devam et, tabloya birlikte bakalım.
Sıkça Sorulan Sorular
Nazar duası hangi sûreler okunur?
Nazara karşı Kalem sûresinin 51 ve 52. âyetleri okunur. Günlük korunmaya Âyetel Kürsî, yani Bakara sûresinin 255. âyeti, ayrıca Felak ve Nâs sûreleri eklenir. Bu okumalar herkesin hakkıdır, bana hiç danışmasan da okuyabilirsin. Koruyan Allah'tır, sûreler birer vesiledir. Okuman seni korur, ama yerleşmiş bir nazarı tek başına sökmesi beklenmez.
Nazara karşı Kalem sûresinin kaçıncı âyetleri okunur?
Kalem sûresinin 51 ve 52. âyetleridir. Nazara karşı asırlardır ehlinden ehline bu iki âyet nakledilir ve günlük okumaya rahatlıkla eklenir. Yanına Âyetel Kürsî ile Felak ve Nâs sûrelerini de alırsan kalkan bütünlenir. Anlamını bilmeden okumak da olur, kimse bundan mahrum kalmaz; yine de meâline bir kere göz atarsan okuyuşun değişir.
Nazar duası günde kaç defa okunmalı?
Sabit bir sayı yoktur ve bende bir tarife de bulamazsın. „Şu kadar defa, şu kadar gün” diye dolaşan çizelgelerin çoğunun sağlam bir dayanağı yoktur; bir okumanın yanına sayı iliştirip onu satan kişiye ihtiyatla yaklaş. Ölçü niyette ve süreklilikte. Bugün çok okuyup on gün unutmak, aksatmadan devam etmenin yanında zayıf kalır.
Nazar duası okuduğum halde geçmiyorsa ne yapmalıyım?
Önce hangi tabloda olduğuna bak. Okuduğun akşam uykun kolaylaşıyor, gece belirtileri seyrekleşiyorsa koruman iş görüyordur. Rahatlama iki saat sonra geri dönüyor, aynı rüya aylardır tekrar ediyor, ev halkı aynı dönemde huzursuzsa yerleşmiş bir şey var demektir; okumak onu tek başına sökmez. Bedensel şikâyetlerde önce doktora git. Sonra yaz, birlikte bakalım.
Çocuğuma nazar için hangi sûreleri okuyabilirim?
Gece korkan çocuklar için Meryem, Cin ve Rahmân sûreleri okunur; Felak ve Nâs sûreleri de her yaşta okunabilir. Çocuk kendi başına okuyamayacak kadar küçükse sen onun adına okursun. Huzursuzluk uzuyor, uykusu bozuluyorsa önce çocuk doktoruna görünmek gerekir; bu sıra çocuğu korur. Ardından yaz, tabloya birlikte bakalım.
Nazar duası okumak nazarı bozar mı?
Okumak koruma yapar, bozmak ise ayrı bir iştir. Günlük okuman nazarın tutunacağı yüzeyi daraltır, ilerlemesini yavaşlatır, geceni yumuşatır. Ama üzerine yerleşmiş bir nazar varsa onun sökülmesi bakımın işidir ve önce doğru teşhis gerekir. Okumana rağmen tablo aylardır kıpırdamıyorsa, mesele senin okumanda değildir. Netice Allah'tandır.