Çocuklarda Nazar Belirtileri Nasıl Anlaşılır?
Bu Yazı Çocuğuna Teşhis Koymaz, Önce Doktor Gelir
Bu yazı çocuğuna teşhis koymaz, koyamaz da. Bir listeye bakıp "tamam, nazar" demen için yazılmadı; tam tersi için yazıldı. Çocukta bir şeyin adını koymadan önce elenmesi gereken sıradan sebepler vardır, ve o sıra hiçbir vakada bozulmaz.
Şunlardan herhangi biri varsa manevi yorum arama, doğrudan çocuk doktoruna git:
- Ateş, özellikle küçük bir çocukta ya da iki günden uzun sürüyorsa.
- Kusma, ishal, ağız kuruluğu, idrarın belirgin şekilde azalması.
- Yemeyi ve içmeyi reddetme, kilo kaybı.
- Uyuşukluk, uyandırmakta zorlanma, bakışın dalıp kalması.
- Zorlanan nefes, hızlı soluma, dudakta morarma.
- Havale, kasılma, gözlerin bir noktaya kayması.
- Basınca solmayan döküntü.
- Sebebi bilinmeyen bir ağrı, şişlik ya da yürüyüşte değişiklik.
Bunlar tartışılmaz. Doktorun verdiği bir tedavi varsa bırakma, ilacın dozunu kendi kafana göre değiştirme, kontrol randevusunu erteleme. Ben kimsenin, hele bir çocuğun ilacını bıraktırmam.
Otizm ve MS tıbbın işidir; o başlıklarda manevi bir sebep aramam, doktora yönlendiririm. Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara ise iki türlüdür: bir kısmı tamamen tıbbidir ve çocuk kendi doktoruyla çalışır, bir kısmının arkasında manevi bir sebep olabilir. Konmuş bir tanıyı "aslında bu nazar" diye çevirmem. Bu alanda gördüğüm en büyük zarar tam oradan çıkıyor.
Hekim tarafı temiz çıktıysa geriye annenin gördüğü şey kalır.
Aileler Ne Görüyor? Sıra Neredeyse Hep Aynı
Bana yazan annelerin anlattığı tablo birbirine benziyor, ve benzediği yer belirtinin adı değil sırası. Çocuk bir güne kadar iyidir. Sonra bir gün olur: kalabalık bir ziyaret, bir düğün, okul çıkışında uzun uzun övülen bir çocuk. Ertesi gece uyku bozulur, üçüncü gün iştah kesilir.
Bakılan şey işte bu desendir: bir olay, ardından bir ile üç gün içinde başlayan ve birden fazla alanı aynı anda tutan bir değişiklik. Yetişkindeki hâlini nazar belirtileri yazısında geniş yazdım; çocukta okuma daha kaba, çünkü çocuk içinde ne olduğunu anlatamaz, sadece hâli değişir.
Çoğu vakada bir arada gelenler şunlar:
- Uykuya dalamama, gece hemen hep aynı saatte sıçrayarak uyanma.
- Sevdiği yemeği bile geri çevirme.
- Bilinen hiçbir avutmaya yatışmayan ağlama nöbetleri.
- Yaşına göre fazla yapışma, anneden bir dakika ayrılamama.
- Konuşmada ya da tuvalet alışkanlığında geri gitme; bu sonuncusu her vakada olmaz, tek başına göründüğünde de çoğu zaman kardeş doğumu ya da kreş değişikliği gibi bir sarsıntının izidir.
Ama sen hüküm verme. Bir kâğıt tut: hangi gün başladı, o günden önce ne oldu, gece kaçta uyanıyor, gündüz uykusu kaç saat. İki hafta tutulmuş bir kâğıt hem çocuk doktorunun hem benim işime yarar, çünkü hafıza korkuyla birlikte şekil değiştirir, yazılan tarih değiştirmez.
Çocuğa Neden Daha Çabuk Değer?
Çocuk çok bakış toplar, mesele buradan başlıyor. Sokakta durup hayran olan, boyuna posuna laf eden, fotoğrafını elden ele gezdiren çok olur. Bu bakışların hemen hepsi iyidir. İçlerinden biri haset taşıyorsa en çok da parlak, sağlıklı, güzel görünen çocuğa değer.
İkinci sebep açıklıktır. Büyüğün üzerinde yılların ördüğü bir perde vardır, çocukta o perde henüz yok. Küçük bir sevgiye kocaman güler, küçük bir üzüntüye hüngür hüngür ağlar; üzerine çevrilen bir bakışı süzecek hâli daha yoktur. Nazar, yani haset dolu bir bakışın bıraktığı ağırlık, çocukta bu yüzden hem daha çabuk hem daha görünür çıkar.
Kendi haftana bak. Çocuğunun huyu bozulmadan önceki üç gün içinde onu kaç kişi kucağına aldı, fotoğrafı kaç yerde paylaşıldı, kaç kişi maşallah demeden övdü. Bu üç sorunun cevabı bende çoğu tablonun yarısını açıklıyor.
Değdirenin yabancı olması da gerekmiyor. En sık görülen, evin içinden gelen ve niyetsiz olanıdır; onu aileden nazar değer mi yazısında ayrı ele aldım.
Nazar Sanılanların Çoğunun Sıradan Bir Karşılığı Var
Bu kapıya gelen çocuk tablolarının büyük kısmı nazar değil, ve bunu söylemek de işimin parçası.
- Geniz eti. Horlama, ağzı açık uyuma, gece sık uyanma, gündüz sinirlilik ve dikkat dağınıklığı yapar. Ailelerin aklına en son gelen sebeptir.
- Demir eksikliği. Halsizlik, iştahsızlık, solukluk ve huysuzluk yapar; basit bir kan tahlili gösterir.
- Uyku saatinin kayması. Ekran, geç yatma, uzayan gündüz uykusu. Yorgun çocuk daha kolay değil, daha zor uyur.
- Kreşe ya da okula başlama. İlk haftalarda uyku, iştah ve tuvalet düzeni birlikte bozulabilir.
- Kardeş doğumu. Geri gitme davranışının en sık sebebi budur.
- Diş çıkarma ve ayrılık kaygısı. Küçük yaşta ikisi de beklenen basamaklardır.
Ayrım şurada: bu sebeplerin hepsinin bir seyri ve bir sonu vardır. Kreş uyumu haftalarla ölçülür, diş ağrısı birkaç gün sürer, demir eksikliği tedaviyle düzelir. Hekim tarafı temiz çıktığı hâlde aynı düzen aylardır yerinde duruyorsa, hafifleyip sonra geri geliyorsa, tablo başka bir yerden konuşulur.
Tablo nazarı aşıyor gibi görünüyorsa ayrımı çocukta cin musallatı belirtileri yazısında yazdım. Bebekte okuma en dar olanıdır, onu da bebeklerde musallat belirtileri yazısına ayırdım.
Çocuğun Üzerinde Asla Yapılmayacaklar
Burada tek bir ölçü var: çocuğun bedeni kimsenin deneme alanı değildir.
- Kurşun dökme. Bir çocuğun başında yapılması ayrıca sakıncalıdır: kurşunun kendisi zehirlidir, eriyen metalin sıçraması gerçek bir tehlikedir, üstelik işlem çocuğu korkutur.
- Çocuğa bir şey içirmek, yalatmak, üzerine sürmek. Ne olduğunu bilmediğin hiçbir su, hiçbir karışım çocuğa verilmez.
- Vücuda yazı yazmak, ip düğümlemek, üzerine bir şey bağlatmak.
- Doktoru geciktirmek. Önce okutalım, olmazsa hastaneye cümlesi çocukta en pahalı cümledir.
- Çocuğun yanında cin konuşmak. Korku evde ne kadar çok konuşulursa o kadar büyür, büyüdükçe de asıl tabloyu görmek zorlaşır.
Bunlardan birini yapan ya da senden yapmanı isteyen kimseye çocuğunu götürme. Kimin ehli olduğunu, kimin olmadığını işaretleriyle ana sayfada sıraladım; o liste danışmasan da senin kalkanın olsun.
Nazar boncuğunun zararı yoktur, birçok evde vardır. Esas koruma boncukta değil; düzenli uyku, sıcak bir kucak, sakin bir ev ve duadır. Küçük çocukta ipin boğulma riski taşıdığını da unutma: kıyafete iğnelenen ya da yatağın başına asılan bir boncuk, boynuna geçirilenden güvenlidir.
Evde Ne Okunur, Ne Zaman Yazılır?
Evde yapılacak şey sadedir ve bir tarif değildir. Okuyan sensin; çocuğun üzerinde yapılan bir işlem yoktur.
Nazar için ehlinden ehline nakledilen okuma Kalem sûresinin 51 ve 52. âyetleridir. Korunmak için Âyetel Kürsî, Felak ve Nâs okunur. Gece korkan çocuklar için kapımızda bilinen sûreler Meryem, Cin ve Rahmân'dır. Anne baba kendi evladına okur, bunda hiçbir sakınca yoktur; çocuk uyurken de okuyabilirsin. Hangi sûrenin neye okunduğunu nazar duası ve hangi sûreler yazısında topladım.
Sayı vermem, saat vermem, şu kadar defa oku demem. Böyle bir pazarlık bu ilimde yoktur ve verilen sayı insanı asıl işten uzaklaştırır.
Bunun yanında çocuğu birkaç gün şüphelendiğin ortamdan uzak tut, olağan düzenine döndür, her zamankinden çok kucağına al. Küçük çocuk annesinin huzuruyla huzur bulur; ev sakinleştikçe o da sakinleşir. Bunu kimseyi suçlamak için söylemiyorum.
Ne zaman yazarsın? Doktor tarafı temiz, olağan sebepler elenmiş, buna rağmen düzen haftalardır aynı yerde duruyorsa. O zaman çocuğun adını ve annenin adını alır, durumuna bakarım; daha herhangi bir işlem konuşulmadan önce. Bakımı yalnız yapmam, bana hizmet eden hüddamlarım vardır. Nazar mı, başka bir şey mi, yoksa hiçbir şey mi. Ne varsa onu söylerim, yoksa yok derim, doktorluksa doktora yönlendiririm.
Ücrette sürpriz yok: tek bir bakım ücreti vardır, ilk görüşmede net söylenir. Garanti veren yanlış söyler, netice Allah'tandır. Çocuğun için endişelenmen ayıp değil, boş yere korktuğunu düşünüp çekinmen de. Yaz, birlikte bakalım.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğuma nazar değdiğini nasıl anlarım?
Tek bir huysuz gün hüküm değildir. Bakılan şey desendir: kalabalık bir ziyaret, bir düğün ya da uzun uzun övülen bir gün, ardından bir ile üç gün içinde uykunun ve iştahın birlikte bozulması. Buna gece aynı saatte uyanma ve yaşına göre fazla yapışma eklenebilir. Önce fiziksel bir sebep var mı, çocuk doktoru eler. Hekim tarafı temiz çıkıp düzen haftalarca sürüyorsa tabloya birlikte bakarız. Teşhisi sen koyma, deseni not al.
Bebekte nazar belirtileri nelerdir?
Bebekte okuma çok daha dardır, çünkü bebeğin tek dili ağlamaktır; açlık da, gaz da, kulak iltihabı da aynı sesle çıkar. Ateş, kusma, emmeme, kilo alamama, havale, morarma ya da bıngıldakta şişme varsa vakit kaybetmeden çocuk doktoruna gidilir. Kolik, reflü, diş ve uyku regresyonu elenmeden bebekte manevi yorum yapmam. Nazar tarafında bakılan şey, bir olayın ardından bir ile üç gün içinde uyku ile iştahın birlikte bozulmasıdır, ve bu bile tek başına yeterli sayılmaz.
Çocuğa nazar boncuğu takmalı mıyım?
Zararı yoktur, birçok evde vardır, takmakta bir sakınca görmem. Esas koruma ise boncukta değildir: düzenli uyku, sıcak bir kucak, sakin bir ev ve dua. Boncuğu bir destek say, korumanın yerine koyma. Küçük çocuklarda ipin ve boncuğun boğulma ya da yutulma riski taşıdığını da unutma. Kıyafete iğnelenen veya yatağın başına asılan bir boncuk, boynuna geçirilenden güvenlidir.
Çocuğa kurşun dökülür mü, caiz mi?
Bu kapıda kurşun dökme yoktur. Bir çocuğun başında yapılması ayrıca sakıncalıdır: kurşunun kendisi zehirlidir, eriyen metalin sıçraması gerçek bir yanık tehlikesidir, üstelik işlem çocuğu korkutur. Aynı ölçü ip düğümlemek, vücuda yazı yazmak ve çocuğa bilmediğin bir karışımı içirmek için de geçerlidir. Böyle bir şey yapan ya da senden isteyen kimseye çocuğunu götürme. Evde yapılacak tek şey anne babanın kendi evladına okumasıdır.
Doktora götürdüm, bir şey çıkmadı. Ne yapmalıyım?
Sıkça olur, ve bu çocuğun rahatsızlığının uydurma olduğu anlamına gelmez. Tıbbi tetkikler bu katmanı taramak için tasarlanmamıştır. Önce doktorunun istediği tetkikleri tamamla; geniz eti ve demir eksikliği gibi sık atlanan başlıkları da açıkça sor. Tarama temiz çıkar, aynı düzen haftalardır yerinde durur, hafifleyip geri gelirse kalan tarafa bakılır. Çocuğun adı ve annenin adı ile bakarım. Netice Allah'tandır.
Çocuğa hangi sûreler okunur?
Anne babanın kendi evladına okumasında hiçbir sakınca yoktur. Nazar için okunan, Kalem sûresinin 51 ve 52. âyetleridir. Korunmak için Âyetel Kürsî, Felak ve Nâs okunur. Gece korkan çocuklar için kapımızda bilinen sûreler Meryem, Cin ve Rahmân'dır. Sayı vermem, saat vermem; böyle bir pazarlık bu ilimde yoktur. Okuyan anne babadır, çocuğun üzerinde yapılan bir işlem değildir. Çocuk uyurken de okuyabilirsin, korkutmaya gerek yok.