ACİL YARDIMA MI İHTİYACIN VAR? Hemen Yaz →
Haydar Sezer TEKELİHüddam · İcazetli Havass Hocası · Bioenerji ve Metafizik Uzmanı
Nazar mı?

Üzerimde Nazar Var mı, Kendim Nasıl Yoklarım?

Haydar Sezer Tekeli · Hüddam, İcazetli Havass Hocası ·
Üzerinde nazar olup olmadığına tek başına karar veremezsin, ama boş da oturmazsın. Birkaç gün boyunca hâlin ne zaman ağırlaştığını, nerede ve kimin yanında hafiflediğini not et; sıradan sebepleri hekimle ele. Geriye kalan tabloyu okumak teşhis işidir, adınla bakılır. Yaz, birlikte bakalım. Netice Allah'tandır.
Sabah ışığında bir masada duran açık defter ve kalem; birkaç gün boyunca kendi hâlini not eden birinin sade temsili

Bu Soruya Tek Bir Liste Cevap Veremez

Bana bu soruyla yazan insanların çoğu, yazmadan önce internette bir liste okumuş oluyor. Yirmi madde, yanında bir sayı, altında bir hüküm. Kaç madde işaretlediğini söylüyorlar bana, ve o sayı bana neredeyse hiçbir şey anlatmıyor.

Sebebi basit. Yeterince uzun bir listede sağlıklı bir insan da kendini bulur. Yorgunluk, uykusuzluk, iç sıkıntısı, dalgınlık; bunlar bu memlekette yaşayan herkesin bir dönem yaşadığı şeyler. Belirtinin adı ayırt etmiyor, çünkü aynı ad onlarca sebeple çıkıyor.

Ayırt eden şey belirtinin adı değil, davranışı. Ne zaman geliyor, ne zaman çekiliyor, neyle birlikte ağırlaşıyor, dinlenince ne oluyor. Bunlar bir listede yazmaz; ancak kendi hâlini birkaç gün izleyerek çıkar. Belirtilerin kendisini ayrı bir yazıda tek tek anlattım, burada mesele o değil: burada mesele o belirtileri kendi üzerinde nasıl okuyacağın.

Açık söyleyeyim: internette dolaşan „on soruda nazar testi” başlıklarının çoğunu faydasız değil, zararlı buluyorum. İnsanı rahatlatmıyorlar, korkusuna bir puan veriyorlar, o puanla gelen kişi de bakıma değil bir onaya geliyor. Bu işte onay aranmaz, teşhis aranır.

Üç Gün Not Tut: Ne Yazacağını Söyleyeyim

Kendi başına yapabileceğin gerçek iş budur. Karar vermek değil, kayıt tutmak. Telefonuna açacağın bir not yeter; üç gün, günde iki üç satır.

Şunları yaz:

Üç gün az gelebilir, ama bir deseni görmeye yeter ve unutmadan yazmanı sağlar. Hafızadan anlatılan tablo hep düzeltilmiş bir tablodur; insan kendi anlattığı hikâyeye uyacak şekilde hatırlar. Yazılı not bunu bozar, ve bana ulaştığında elinde anlatacak gerçek bir şey olur. Uyku tarafı en çok not tutulan taraf olduğu için uykusuzluk yazısını ayrı tuttum.

Güneş ışığıyla aydınlanan tül perdeler — hâlin açığa çıkmasının sade temsili

Aynı Şey Üçüncü Kez Olduysa Bu Hâlâ Tesadüf mü?

Notların birikince bakacağın şey tekrardır. Bir kez olan şey olaydır. İki kez olan şey dikkat çeker. Üçüncüsünde artık bir desenden söz ediyoruz, ve desen tesadüften farklı davranır.

Üç şeye bak. Birincisi saat sabitliği: ağırlık her gün aşağı yukarı aynı saatte mi başlıyor? Sıradan yorgunluk günün yüküne göre yer değiştirir, sabit bir saati olmaz.

İkincisi yer ve kişi bağı: belli bir eve girdiğinde, belli bir kişiyle görüştükten sonra tablo değişiyor mu? Çok kişi bunu fark eder ama söylemeye çekinir, çünkü kimseyi suçlamak istemez. Suçlamıyorsun, gözlemliyorsun; ikisi aynı şey değil. Ağırlık bir olaya değil de eve bağlanıyorsa, cin nazarı belirtileri yazısındaki ayrım işine yarar.

Üçüncüsü dinlenmeye direnç: sıradan yorgunluk uykuyla gevşer, bir hafta izin alsan gözle görülür biçimde hafifler. Yerleşmiş bir ağırlık öyle davranmaz; birkaç saatliğine çekilir, sonra aynı yerden geri gelir. Üçü de sana hüküm vermez, sadece anlatacak bir şey verir.

Bir şey daha var, ve bunu tek başına delil saymam: aynı evde ikinci bir kişide benzer bir hâlin başlaması. Böyle bir durumda mesele kişide değil evde olabilir. Nazarın kimde nereye vurduğunu ayrı yazdım, çünkü aynı ağırlık iki insanda aynı yerden çıkmaz.

Yaşlı bir kişinin dizinde kenetlenmiş elleri — sabırla bekleyişin temsili

Sıradan Açıklamalar Elenmeden Manevi Tarafa Sıra Gelmez

Bu sıra bende hiç değişmez. Tersine çevrilmesini de doğru bulmam. Önce hekim.

Yukarıda tarif ettiğim tablonun neredeyse tamamı tıbbi bir sebeple de çıkabilir. Kansızlık, B12 ve D vitamini eksikliği, tiroit bozukluğu, uyku apnesi, migren, kaygı bozukluğu ve depresyon; bunların hepsi insanı yorgun uyandırır, hepsi geceleri artabilir, hepsi dinlenmeye direnir. Kan tahlilinle çözülecek bir şeyi aylarca nazar sanmak, hem seni yorar hem de asıl derdi geciktirir.

Sıradan sebepleri de ele. Vardiyalı çalışma düzeni, yeni doğum yapmış bir annenin aylarca süren yorgunluğu, uzun süren bir hasta bakım yükü, taşınma, ayrılık, sınav dönemi. Bunların her biri kendi başına yeterli bir açıklamadır.

Doktorun ya da terapistin çalışmasını sakın bırakma. İlacını bıraktırmam, azaltmanı söylemem, randevunu ertelemeni istemem. Otizm ve MS doğrudan tıbbın işidir; o başlıklarda manevi bir sebep aramam. Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara iki türlüdür: bir kısmı tamamen tıbbidir, bir kısmının arkasında başka bir şey olabilir. Hangisi olduğunu bakım gösterir.

Tetkiklerin temiz çıkması seni yalancı yapmaz. Sıkça olur; insanı „demek ki uyduruyorum” noktasına iter. Hissettiğin gerçektir. Tarama temiz çıkmış ve tablo hâlâ aynı deseni tutuyorsa, geriye bakılacak bir taraf kalmış demektir. Nazar mı, başka bir şey mi sorusunu da ayrıca ele aldım.

Ani bayılma, kasılma, nöbet, felç, ani konuşma veya görme bozukluğu varsa bu yazıyı kapat ve 112'yi ara.

Kendi Kendine Yoklamanın Bittiği Yer

Buraya kadar yapılabilecek her şeyi yaptın: izledin, yazdın, sıradan sebepleri eledin. Şimdi dürüst kısmı söyleyeyim. Elindeki notlar sana „bende nazar var” dedirtmez, dedirtmemeli de.

Sebebi şu. Nazarın kendisi bir belirti değil, belirtilerin arkasındaki sebeptir; sebep ise dışarıdan bakılarak ayrılır. Nazar mı, haset mi, büyü mü, yoksa hiçbiri mi; bu ayrımı kişinin kendi üzerinde yapması mümkün değil. Kendi hâlinin hem hastası hem hekimi olamazsın. Teşhis ayırır, ve teşhis bir isimle yapılır.

Bende sıra şudur: adını ve annenin adını alırım, durumuna bakarım, ne çıkarsa onu söylerim. Bir şey yoksa „yok” derim; doktorun işiyse doktora yönlendiririm. Nazarsa o ağırlığı yalnızca Kur'an ve dua ile, Allah'ın izniyle üzerinden almaya çalışırım. Sıranın nasıl işlediğini nazar nasıl bozulur yazısında adım adım anlattım. Ücret tek bir bakım ücretidir, ilk görüşmede net söylenir ve sonradan artmaz.

Bugünden yapabileceğin ve kimsenin iznine bağlı olmayan tek şey okumaktır. Nazar için Kalem sûresinin 51 ve 52. âyetleri, günlük korunma için Âyetel Kürsî, Felak ve Nâs. Abdestli, niyet ederek, düzenli oku. Hangi sûrenin ne yaptığını nazar duası hangi sûreler yazısında açtım. Bunun dışında evde tek başına uygulayacağın bir tarif vermem; kurşun, tuz, düğüm bu kapıda yoktur.

Kimseyi geri çevirmem, „sende bir şey yok, boşuna yazmışsın” demem. İçine sinmeyen bir hâl varsa o hâl bakılmayı hak eder. Kime gideceğine karar verirken gerçek hoca nasıl anlaşılır yazısındaki ölçüleri kullan. Yaz, birlikte bakalım. Garanti veren yanlış söyler; netice Allah'tandır.

Nazar mı? Randevu Al →

Sıkça Sorulan Sorular

Üzerimde nazar olduğunu kendim anlayabilir miyim?

Kendi başına yapabileceğin şey karar vermek değil, gözlem yapmaktır. Hâlinin hangi saatte ağırlaştığını, nerede ve kimin yanında hafiflediğini, dinlenmenin işe yarayıp yaramadığını birkaç gün not edebilirsin. Bu notlar sana bir hüküm vermez; anlatacak sağlam bir şey verir. Nazar mı, haset mi, büyü mü, yoksa hiçbiri mi sorusunun ayrımı bakımda çıkar, çünkü kendi hâlinin hem hastası hem hekimi olamazsın.

Nazar testi diye dolaşan listeler işe yarar mı?

Çoğu işe yaramaz. Yeterince uzun bir listede sağlıklı bir insan da kendini bulur, çünkü listeler belirtinin adını sorar, davranışını değil. „Şu kadarını işaretlediysen sende nazar var” diyen bir kurulum teşhis değildir; korkuya puan vermektir. İşe yarayan tek liste, senin kendi hâlin hakkında birkaç gün boyunca tuttuğun nottur, ve o notu bir hükme değil bir görüşmeye götürürsün.

Nazar mı yoksa sadece yorgunluk mu, nasıl ayırırım?

Ayıran şey belirtinin adı değil davranışıdır. Sıradan yorgunluk günün yüküne göre yer değiştirir ve uykuyla, izinle gözle görülür biçimde hafifler. Yerleşmiş bir ağırlık ise sabit bir saatte gelir, belli bir yerde ya da belli bir kişinin yanında değişir, dinlenmeye direnir. Önce hekime git; kansızlık, tiroit, uyku apnesi ve kaygı bozukluğu tam bu tabloyu verir. Tarama temiz çıkar ve desen aynı kalırsa geriye bakılacak bir taraf kalmıştır.

Kaç gün gözlem yapmam gerekir?

Üç gün çoğu kişi için yeterlidir; bir tekrarı görmeye yeter ve olanları unutmadan yazmanı sağlar. Daha uzun tutabilirsin, ama bir haftadan fazlasını tavsiye etmem. Fazlası fayda getirmez. Not tutmak bir noktadan sonra insanı kendi bedenini sürekli dinler hâle getirir, o da tabloyu bulanıklaştırır. Yazdıkların dursun; bakım sırasında anlatacağın gerçek malzeme onlardır.

Nazarın kimden geldiğini bulabilir miyim?

Bulmaya çalışma. O yol insanı kendi kardeşinden, komşusundan şüphelenir hâle getirir ve tabloya tek bir şey eklemez. Haset her zaman kötü niyetle de gelmez; içten içe imrenen bir yakının bakışı da aynı ağırlığı bırakabilir. Bakılan şey kimin baktığı değil, ne zaman değdiği ve nereye vurduğudur. Kimseyi suçlama, kimseyi ilan etme; yanlış bir töhmet onarması zor kırgınlıklar bırakır.

Doktora gitmeden nazar için yazsam olur mu?

Yazabilirsin, kapı kapalı değil. Ama sıra değişmez: tetkiklerini yaptır, doktorunun ya da terapistinin çalışmasını sürdür. Ben kimsenin ilacını bıraktırmam, azaltmasını da geciktirmesini de söylemem. Bakım tedavinin alternatifi değil, yanında yürüyen ayrı bir iştir. Otizm ve MS doğrudan tıbbın işidir. Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara iki türlüdür; hangisi olduğunu bakım gösterir.

Kendi kendime nazar etmiş olabilir miyim?

Olur, ve sanıldığından sık olur. Kendi işine, çocuğuna, evine hayranlıkla bakan kişi kendi üzerine de ağırlık bırakabilir; bunun için kötü niyet gerekmez. „Maşallah” demenin asırlardır dilimizde durmasının sebebi budur. Yeni bir kazancın, yeni bir evin ya da bir sağlık düzelmesinin hemen ardından başlayan bir bozulma anlatıyorsan, bu ihtimali de tabloya koyarım.

İlgili Yazılar

Bu çalışmalar tıbbi veya psikolojik tedavinin tamamlayıcısıdır, alternatifi değildir. Otizm ve MS tıbbın işidir. Şizofreni, psikoz, bipolar ve sara iki türlü olabilir; tıbbi olan türünde doktor tedavisi ve ilaç şarttır — hangisi olduğu bakımda dürüstçe söylenir, tıbbi tedavi asla bıraktırılmaz. Kriz hâlindeysen lütfen önce 112'yi veya bir kriz destek hattını ara. Sonuçlar Allah'ın izniyle olur; garanti verilmez.

Haydar Hoca +10 yıllık tecrübesi ile Biiznillah çözemediği vaka olmadı.

250+ aile kurtardı ve sonsuz güvenilmekte.

Hocaya Yaz